İşveren iş sözleşmesine işçinin işyerini değiştirebileceği kaydını koyabilir veyahut bu hakkını saklı tutabilir. Zira örneğin inşaat, banka, turizm gibi bazı sektörlerde işçilerin bir işyerinden diğer işyerine değişikliği zorunluluğu işin niteliğinden ve ihtiyaçlarından kaynaklanabilmektedir. 

Yüksek mahkeme henüz iş güvencesinin olmadığı 1475 sayılı İş Kanunu döneminde bile bazı kararlarında işyeri değişikliği için haklı veya geçerli neden aramaktaydı. Hukuk Genel Kurulu verdiği bir kararda: “Tayinin hizmet gereğine uygun ve haklı nedene dayanması, hizmetlinin mağduriyetine ve keyfiliğe yer verilmeyecek durumda olması icap eder.” Denilerek somut olayda bunun araştırılarak karar verilmesi istenmiştir.  (HGK, 20.06.1980, 9-82/2073) Artık bu araştırma 4857 sayılı İş Kanunu 22 ve 18.maddeleri hükümlerine göre işyeri değişikliği için geçerli bir sebebin olup olmadığı şeklinde gerçekleşecektir.

İşyeri değişikliği önerisinin geçerli bir sebebe dayandığının kabul edilebilmesi için, işçinin asıl işyerinde çalışma olanağını kesin ve sürekli olarak ortadan kaldıran bir işletme gereği bulunmalıdır. Bu sonucu veren işveren kararının geçerli bir nedene dayanması gerekir. İşyerinin veya işçinin çalıştığı işyeri bölümünün kapatılması, işyerinde işçinin gördüğü işlerin başka işletmelere veya taşerona verilmesi, işyerinin başka bir yere taşınması şeklinde ortaya çıkabilir. İşveren işçinin daha verimli olacağı inancıyla ona işyeri değişikliğini önermesi geçerli bir sebebe dayanan öneridir. İşçinin bunu kabul etmemesi halinde fesih de geçerli olacaktır. Fakat işçinin işi işyerinde hala aynı şekilde görülmeye devam ediyorsa, işyeri değişikliği için de geçerli bir sebep yoktur ve buna yönelik fesih de geçersiz olacaktır.