Mesleki risklerin önlenmesi ve bu risklerden korunulmasına yönelik çalışmalar yapmak işverenin görevlerindendir. İşverenin bu hizmetleri sunumunda iş sağlığı ve güvenliğine yönelik eleman çalıştırmak da gerekecektir. İşyeri hekimliği bu iş sağlığı ve güvenliğine yönelik eleman çalıştırma yükümlülüğünün bir parçası olmakla birlikte öncelikle tarihsel sürecini anlatmakta fayda vardır.
Ülkemizde işyeri hekimi istihdamı yükümlülüğünün temelini 6 Mayıs 1930 tarih ve 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu’nun 180’inci maddesi oluşturmaktadır. Bu madde uyarınca en az 50 işçi çalıştıran bütün işyerlerine işçilerin sağlık durumlarına bakmak üzere hekim çalıştırma zorunluluğu öngörülmüştür. 1475 sayılı İş Kanunun 73’üncü maddesine göre her işverenin “işyerinde işçilerin sağlığını ve güvenliğini sağlamak için gerekli olanı yapmak” yükümlülüğü vardı. Bu bağlamda 11.1.1994 tarih ve 14765 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğü’nün 91’inci maddesi ile işyerinde hekim çalıştırılmasına ilişkin düzenleme yapılmıştı. Bu maddeye göre “sürekli olarak en az 50 işçi çalıştıran işyerlerinde Sosyal Sigortalar Kurumunca sağlanan tedavi hizmetleri dışında kalan işçilerin sağlık durumlarının denetlenmesi, ilk yardım, acil tedavi ve diğer koruyucu sağlık hizmetlerini, düzenlemek üzere işveren işyerlerindeki işçi sayısına ve işteki tehlikenin büyüklüğüne göre bir ya da daha fazla hekim sağlama” yükümlülüğündeydi. Ayrıca mevzuatımızda sürekli olarak en az 50 işçi çalıştıran işyerlerinin bulundurması gereken işyeri hekimlerinin nasıl atanacağı, işyeri hekimlerinin çalışma koşulları ile görev ve yetkileri hakkında 1971 tarihinde yönetmelikte yürürlüğe konulmuştu. İş sağlığı hizmetlerinin işlevi ve etkinlikleri bu hizmetlerin tıbbi yönünü de ortaya çıkarmıştır. 4857 sayılı Kanunun 81. maddesi işyerlerinde işyeri hekimi istihdamı veya bu hizmetlerin dışarıdan teminini düzenlemişti. 6331 sayılı Kanunda da ise işyeri hekimi istihdamı veya bu hizmetlerin ortak sağlık ve güvenlik birimlerinden temini yanında, gerekli nitelik ve belgelere sahip olması koşuluyla bu görevin bizzat işveren tarafından da yerine getirilebileceği açıkça kabul edilmiştir.